BALIKÇIYI ANMAK DEMEK, ONU ÖZÜMSEMEK DEMEK…

Halikarnas’ın usta bir balıkçısı vardı. Hayat ustasıydı. Kendi tabiriyle Halikarnas’ta diz çökerek küllerinden yeniden doğdu. Hayatta en zoru başardı yani geçmişe dair ne varsa arkada bıraktı.

Bodrum’un başına gelen en güzel şeydi. Sevip sahiplendiği bu coğrafyanın tüm tarihi ve kültürel birikimini özümseyerek onu hak ettiği yere taşımak için çabaladı, yazdı, çizdi, yeri geldi küfelerde gübre taşıdı, yeri geldi resimlerini satarak tohum satın aldı, ekti biçti.  Köşesine çekilip uzaktan izlemedi kayıkları, atladı içine Yatağan’ın, derin maviliklere daldı. Cenneti yaşadı ve herkesin bu güzellikleri yaşaması için uluslararası çapta anlatımlarda bulundu. Mavi yolculukları ile eşsiz Akdeniz ve Ege’nin en önemli arkeolojik kalıntılarını tanıttı, rehberlik etti.

Kısacası hep üretti, hep sevdi ve hep iyimserlikle, alçak gönüllülükle baktı dünyaya…

Ölümünün 48. Yıldönümünde çok şey demek mümkün ancak denebilecek en temel şey, Balıkçının bu coğrafyaya beslediği sevgi, ilgi, buradan ürettiği bilgi ve insanüstü bakış açısı sevilen bir çocuğun özgüven kazanması gibi Bodrum’a da bir güven duygusu kazandırmıştır.

Bu duygu geçmişi tanımaktan gelir, bölgede yaşamış ve burada üretmiş nice medeniyetten gelir. Bu bilgi daha da ötesinde birlik olmaktan gelir. Bodrum’un en özeli de budur işte, birlik olmak, bir olmak. Balıkçı hem insanıyla hem doğasıyla hem de tüm yaşanmışlıkları ile BİR olmuştur Bodrumla.

Biz de Bodrum Ticaret Odası olarak Bodrum ile bir olarak özümsediğimiz büyük düşünür Cevat Şakir Kabaağaçlı’yı yayınlarımızda, söylemlerimizde yaşatmaya devam ediyor, kendisinden ilham alıyoruz.

Onu, gülüşündeki gibi neşe, bilgelik ve yaşamaya dair duyulabilecek en büyük sevgi ile anıyoruz…

BODRUM TİCARET ODASI

 

Fotoğraf: 1966, İzmir.    

Kaynak: Bodrum Deniz Müzesi arşivi

https://www.bodto.org.tr/ sitesinden 30.11.2021 tarihinde yazdırılmıştır.