MAVİYE VE DOĞAYA ADANMIŞ BİR ÖMÜR
Değerli Üyelerimiz,
Aramızdan ayrılışının yıl dönümünde, Türk denizciliğinin öncü isimlerinden Sadun Boro’yu saygı ve özlemle anıyoruz. Denize, doğaya ve özgür yaşama adadığı ömrüyle yalnızca bir denizci değil; aynı zamanda bir yaşam kültürünün temsilcisiydi.
1965 yılında “Kısmet” adlı yelkenlisiyle çıktığı dünya turu, Türkiye’de bir ilki gerçekleştirmenin ötesinde, insan ile doğa arasındaki uyumun mümkün olduğunu gösteren bir yolculuk olarak tarihe geçti. Bu büyük serüven, Bodrum’un denizle kurduğu kimliğe de güçlü bir ilham kaynağı oldu.
Sadun Boro, yalnızca denizlerde değil, yazıları ve anlatılarıyla da bu coğrafyanın doğasını, koylarını ve deniz kültürünü gelecek kuşaklara aktardı. Doğayı bir manzara değil, korunması gereken bir yaşam alanı olarak gördü; bu yönüyle sessiz ama güçlü bir çevre bilinci bıraktı.
Bodrum’daki denizcilik kültürüne kattığı değer, bugün hâlâ yaşamaya devam ediyor. Onun izleri, mavi yolculuklarda, rüzgârla dolan yelkenlerde ve kıyılara dokunan her bilinçli adımda hissediliyor.
BODTO Mavi Dergisi’ne verdiği bir söyleşide dile getirdiği şu sözler, bugün de yol gösterici niteliğini koruyor:
“Deniz insana sabrı öğretir. Doğaya ne kadar saygı duyarsan, o da sana o kadar cömert davranır.”
Bu sözler, yalnızca bir deneyimin ifadesi değil; doğayla kurulan ilişkinin özünü anlatan bir yaklaşım olarak hafızalarda yer ediyor.
Dünya Çevre Günü vesilesiyle Sadun Boro’yu anmak, onun bıraktığı mirası hatırlamak ve bu mirasın sorumluluğunu yeniden düşünmektir. Bodrum’un mavisinde, rüzgârında ve kıyılarında onun hikâyesi yaşamaya devam ediyor.