İnşaat malzemesi satıcıları Ankara’da buluştu
Sektör sorunlarının ele alındığı toplantıda gündeme getirilen konular ve görüşler bir sonuç bildirgesiyle duyuruldu.
Bildirgede; orta düzeyde inşaat yapan firmaların zor durumda bırakılmaması için, TOKİ'nin sosyal projelerde faaliyet göstermesi istenirken, TSE tarafından denetlenmeyen 230 ürünün de haksız rekabeti önlemek için denetime tabi tutulması gerektiği vurgulandı.
Ankara'da düzenlenen 1. İnşaat Malzemesi Satıcıları Zirvesi'ne, yurdun dört bir yanından geniş bir katılım gerçekleşti. Bugüne kadar verdikleri desteklerden dolayı TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu'na TİMFED Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Dönmez tarafından; ATO Başkanı Sinan Aygün'e ise TİMFED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Emin Ayar tarafından teşekkür plaketi takdim edildi. Plaket töreninin ardından başlayan 1. İnşaat Malzemesi Satıcıları Zirvesi'nde kapsamlı bir sektör değerlendirmesi yapıldı.
-Başkanlar konuştu
Toplantıda sırasıyla; TİMKODER Yönetim Kurulu Başkanı Emin Ayar, TİMDER Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ali Yalçın Tung, ANTİMDER Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Üstem, BURTİMDER Yönetim Kurulu Başkanı Murat Duman, FİMSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Durmuş Arıcan, DİMSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Çetinkaya ve SİMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Şahin söz alarak, sektörün sorunları ve çözüm önerilerine ilişkin düşüncelerini aktardılar.
Panelin son konuşmasını gerçekleştiren TİMFED ve TİMDER Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Dönmez, TİMFED'in kuruluş nedenleri, oluşum süreci ve yol haritası hakkında bilgi verdi. Dönmez, sektörel sorunlar için, TİMFED üyesi derneklerin üyesi olsun olmasın, tüm sektör paydaşlarının sorun, çözüm önerileri ve fikirlerine kapılarının açık olduğunu belirtti.
-Sonuç bildirgesi
Zirvenin ardından açıklanan sonuç bildirgesinde şu ifadelere yer verildi:
-“TOKİ'nin orta düzeyde inşaat yapan firmaları zor durumda bırakmaması için, asıl amacı olan sosyal projelerde faaliyet göstermesi konusunda yetkili mercilere baskı oluşturulmalıdır.
-TOKİ işini alan müteahhidin, bir takım işleri malzeme alımı ile birlikte taşerona devretmesi ve bu malzeme alımını gerçekleştiren taşeronların, malzemelerle ilgili ödemesini yapmaması durumunda, TOKİ'nin ve müteahhidin borcu kabul etmemesinin açtığı yaraların, sarılması için çalışmalar yapılmalıdır.
-TOKİ ve diğer projelerde malzeme tedarikinin direkt fabrikalardan yapılması inşaat malzemesi satıcılarına darbe vururken üretici – bayi ilişkilerini de zedelemektedir. Üreticinin tedarikçiye, tedarikçinin üreticiye ihtiyaç duyduğu unutulmamalı. İki sektör paydaşının birlikteliğine verilen zarardan dolayı bu gibi çalışmalardan vazgeçilmelidir.
-Farklı kalitedeki ürünlerin aynı standart belgesine sahip olmaları, özellikle imalat sanayinde haksız rekabete yol açmaktadır. Ancak, daha iyi bir planlama ile mamullerin imalat aşamasında değil, sunulduğu pazardan temin edilerek teste tabi tutulması gerçekçi sonuçlar doğuracaktır. Bu konuda Ulusal Standart Kurumumuz TSE, uygulamalarını güncellemelidir.
-TSE tarafından denetlenmeyen 230 ürün, haksız rekabeti önlemek için denetime tabi tutulmalıdır.
-Dernekler, ticaret odaları bünyesinde, standardizasyon ve denetim kurulları oluşturulmalıdır.
-Ekonomimizin tamamında yüksekliği tartışılan yüzde 18 KDV oranı, özellikle inşaat sektöründe kayıt dışılığa ve haksız rekabete sebep olmaktadır. Oranın daha alt seviyelere çekilerek denetimin arttırılması sağlanmalıdır. Bu yaklaşım, haksız rekabetin önüne geçeceği gibi ülke ekonomisine daha büyük katkılar sağlayacaktır.
-Amerika örneğinde olduğu gibi, KDV'nin üretici ve satıcılar yerine sadece tüketicilerden alınması, ülkemize daha büyük katkı sağlayabilir.
-150 metrekareden büyük konutlarda KDV oranı, sert bir kırılma ile yüzde 1'den yüzde 18'e yükseliyor. Olması gereken KDV oranının kademelendirilmesidir. Muhtemel hilelerin ve doğacak sakıncaların önüne geçilmelidir.
-SSK primlerinin yüksek olması ve bildirimsiz işçi çalıştırma, sektörün en önemli sorunları arasında yer almaktadır. Bu sorunun önüne geçebilmek için prim oranları düşürülmeli ve bildirim yükümlülüğüne kolaylık getirilmelidir.
-Hazineye artı değer katılması ve iş dünyasının yükünün azaltılması için, çok yüksek rakamlara ulaşan vergi ve SSK prim borçlarının uzun vadeli yapılandırılarak, ekonomimize katılması gerekmektedir.
-Eşit metrekarelerdeki inşaatlara farklı belediyelerde çıkartılan vize ve harç bedelleri gözden geçirilmeli, aradaki farklılıklar ortadan kaldırılmalıdır. Belediyeler, İmar Kanunu ve Bakanlığın belirlediği yönetmeliklere uymalıdır.
-AVM'ler ile ilgili yasa yürürlüğe konularak, 400 metrekare üzerindeki yapıların şehir merkezlerinde bulundurulmasına engel olunmalıdır.
-İnşaat malzemesi satıcılarının, ortaklık kültürünü geliştirerek birlikte hareket etmesi, 'küçük olsun benim olsun' mantığından sıyrılarak 'büyük olsun bizim olsun' mantığını benimsemeleri gerekmektedir. Bu konuda yapılabilecek uygulamalara örnek teşkil etmesi için, dernekler ve ticaret odalarının ortaklık şeması oluşturulmalıdır.
-Dağıtım kanalları olarak ticaret anlayışımızda değişiklikler yapmalı, tüketicilerin zamanlarını en verimli şekilde kullanacakları yapılar oluşturmalıyız.
-Üreticilerle yaptığımız sözleşmelere rağmen, yapı marketlere verilen özel desteklerin bize verilmediği bilinmektedir. Haksız rekabete yol açan bu uygulamalardan vazgeçilmeli. Kalifiye eleman sorununa çözüm olmak adına sivil toplum örgütlerimiz tarafından gerçekleştirilen eğitimlerin meslek odaları ve devletin içinde bulunduğu bir yapı ile sağladığı yararın en üst düzeye çıkarılması temin edilmelidir.
-Meslek liselerinde eğitim gören öğrencilerin çalışma hayatı içine girdiklerinde yeterli pratiği olmadığı görülmektedir. Bu eksikliğin çözümü adına, staj süreleri 2 hatta 3 yıla çıkartılmalıdır.
-Yapılan eğitim çalışmalarında örnek teşkil eden, destekleyici kuruluşlar araştırılarak eğitimlerin kapsamı ve bölgeleri arttırılmalıdır.
-AB uygulamalarına geçiş çerçevesinde, hükümetimizin programında yer alan 'İnşaat ve Tesisat İşlerinde Yetki Belgeli Usta Çalıştırılması' uygulamasına 2012'de başlanacak olması, sektörümüz adına önemli bir girişimdir. TİMFED olarak böyle bir projede her zaman göreve hazırız.”
Bildirgede; orta düzeyde inşaat yapan firmaların zor durumda bırakılmaması için, TOKİ'nin sosyal projelerde faaliyet göstermesi istenirken, TSE tarafından denetlenmeyen 230 ürünün de haksız rekabeti önlemek için denetime tabi tutulması gerektiği vurgulandı.
Ankara'da düzenlenen 1. İnşaat Malzemesi Satıcıları Zirvesi'ne, yurdun dört bir yanından geniş bir katılım gerçekleşti. Bugüne kadar verdikleri desteklerden dolayı TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu'na TİMFED Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Dönmez tarafından; ATO Başkanı Sinan Aygün'e ise TİMFED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Emin Ayar tarafından teşekkür plaketi takdim edildi. Plaket töreninin ardından başlayan 1. İnşaat Malzemesi Satıcıları Zirvesi'nde kapsamlı bir sektör değerlendirmesi yapıldı.
-Başkanlar konuştu
Toplantıda sırasıyla; TİMKODER Yönetim Kurulu Başkanı Emin Ayar, TİMDER Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ali Yalçın Tung, ANTİMDER Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Üstem, BURTİMDER Yönetim Kurulu Başkanı Murat Duman, FİMSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Durmuş Arıcan, DİMSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Çetinkaya ve SİMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Şahin söz alarak, sektörün sorunları ve çözüm önerilerine ilişkin düşüncelerini aktardılar.
Panelin son konuşmasını gerçekleştiren TİMFED ve TİMDER Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Dönmez, TİMFED'in kuruluş nedenleri, oluşum süreci ve yol haritası hakkında bilgi verdi. Dönmez, sektörel sorunlar için, TİMFED üyesi derneklerin üyesi olsun olmasın, tüm sektör paydaşlarının sorun, çözüm önerileri ve fikirlerine kapılarının açık olduğunu belirtti.
-Sonuç bildirgesi
Zirvenin ardından açıklanan sonuç bildirgesinde şu ifadelere yer verildi:
-“TOKİ'nin orta düzeyde inşaat yapan firmaları zor durumda bırakmaması için, asıl amacı olan sosyal projelerde faaliyet göstermesi konusunda yetkili mercilere baskı oluşturulmalıdır.
-TOKİ işini alan müteahhidin, bir takım işleri malzeme alımı ile birlikte taşerona devretmesi ve bu malzeme alımını gerçekleştiren taşeronların, malzemelerle ilgili ödemesini yapmaması durumunda, TOKİ'nin ve müteahhidin borcu kabul etmemesinin açtığı yaraların, sarılması için çalışmalar yapılmalıdır.
-TOKİ ve diğer projelerde malzeme tedarikinin direkt fabrikalardan yapılması inşaat malzemesi satıcılarına darbe vururken üretici – bayi ilişkilerini de zedelemektedir. Üreticinin tedarikçiye, tedarikçinin üreticiye ihtiyaç duyduğu unutulmamalı. İki sektör paydaşının birlikteliğine verilen zarardan dolayı bu gibi çalışmalardan vazgeçilmelidir.
-Farklı kalitedeki ürünlerin aynı standart belgesine sahip olmaları, özellikle imalat sanayinde haksız rekabete yol açmaktadır. Ancak, daha iyi bir planlama ile mamullerin imalat aşamasında değil, sunulduğu pazardan temin edilerek teste tabi tutulması gerçekçi sonuçlar doğuracaktır. Bu konuda Ulusal Standart Kurumumuz TSE, uygulamalarını güncellemelidir.
-TSE tarafından denetlenmeyen 230 ürün, haksız rekabeti önlemek için denetime tabi tutulmalıdır.
-Dernekler, ticaret odaları bünyesinde, standardizasyon ve denetim kurulları oluşturulmalıdır.
-Ekonomimizin tamamında yüksekliği tartışılan yüzde 18 KDV oranı, özellikle inşaat sektöründe kayıt dışılığa ve haksız rekabete sebep olmaktadır. Oranın daha alt seviyelere çekilerek denetimin arttırılması sağlanmalıdır. Bu yaklaşım, haksız rekabetin önüne geçeceği gibi ülke ekonomisine daha büyük katkılar sağlayacaktır.
-Amerika örneğinde olduğu gibi, KDV'nin üretici ve satıcılar yerine sadece tüketicilerden alınması, ülkemize daha büyük katkı sağlayabilir.
-150 metrekareden büyük konutlarda KDV oranı, sert bir kırılma ile yüzde 1'den yüzde 18'e yükseliyor. Olması gereken KDV oranının kademelendirilmesidir. Muhtemel hilelerin ve doğacak sakıncaların önüne geçilmelidir.
-SSK primlerinin yüksek olması ve bildirimsiz işçi çalıştırma, sektörün en önemli sorunları arasında yer almaktadır. Bu sorunun önüne geçebilmek için prim oranları düşürülmeli ve bildirim yükümlülüğüne kolaylık getirilmelidir.
-Hazineye artı değer katılması ve iş dünyasının yükünün azaltılması için, çok yüksek rakamlara ulaşan vergi ve SSK prim borçlarının uzun vadeli yapılandırılarak, ekonomimize katılması gerekmektedir.
-Eşit metrekarelerdeki inşaatlara farklı belediyelerde çıkartılan vize ve harç bedelleri gözden geçirilmeli, aradaki farklılıklar ortadan kaldırılmalıdır. Belediyeler, İmar Kanunu ve Bakanlığın belirlediği yönetmeliklere uymalıdır.
-AVM'ler ile ilgili yasa yürürlüğe konularak, 400 metrekare üzerindeki yapıların şehir merkezlerinde bulundurulmasına engel olunmalıdır.
-İnşaat malzemesi satıcılarının, ortaklık kültürünü geliştirerek birlikte hareket etmesi, 'küçük olsun benim olsun' mantığından sıyrılarak 'büyük olsun bizim olsun' mantığını benimsemeleri gerekmektedir. Bu konuda yapılabilecek uygulamalara örnek teşkil etmesi için, dernekler ve ticaret odalarının ortaklık şeması oluşturulmalıdır.
-Dağıtım kanalları olarak ticaret anlayışımızda değişiklikler yapmalı, tüketicilerin zamanlarını en verimli şekilde kullanacakları yapılar oluşturmalıyız.
-Üreticilerle yaptığımız sözleşmelere rağmen, yapı marketlere verilen özel desteklerin bize verilmediği bilinmektedir. Haksız rekabete yol açan bu uygulamalardan vazgeçilmeli. Kalifiye eleman sorununa çözüm olmak adına sivil toplum örgütlerimiz tarafından gerçekleştirilen eğitimlerin meslek odaları ve devletin içinde bulunduğu bir yapı ile sağladığı yararın en üst düzeye çıkarılması temin edilmelidir.
-Meslek liselerinde eğitim gören öğrencilerin çalışma hayatı içine girdiklerinde yeterli pratiği olmadığı görülmektedir. Bu eksikliğin çözümü adına, staj süreleri 2 hatta 3 yıla çıkartılmalıdır.
-Yapılan eğitim çalışmalarında örnek teşkil eden, destekleyici kuruluşlar araştırılarak eğitimlerin kapsamı ve bölgeleri arttırılmalıdır.
-AB uygulamalarına geçiş çerçevesinde, hükümetimizin programında yer alan 'İnşaat ve Tesisat İşlerinde Yetki Belgeli Usta Çalıştırılması' uygulamasına 2012'de başlanacak olması, sektörümüz adına önemli bir girişimdir. TİMFED olarak böyle bir projede her zaman göreve hazırız.”