Ekonomik güç haritasında Avrasya’nın ağırlığı hızla artıyor
gerek dünya barışına ve dünya refahına, gerekse Avrasya bölgesinin barış ve istikrarına çok büyük katkıda bulunulacağını belirtti. Hisarcıklıoğlu, ''Bunun için bölgedeki ülkelerin bu fırsatı kaçırmadan, tarihi İpek Yolu'nun yeniden canlandırılması noktasında hızla adım atması lazım'' dedi.
Hisarcıklıoğlu, Avrasya Ekonomi Zirvesi'nin açılışında yaptığı konuşmada, dünya ekonomik güç haritasının yeniden şekillendiğini ve Avrasya'nın ağırlığının hızla artığını söyledi.
Avrasya'nın 25 milyon metre karelik coğrafyayı ve yaklaşık 400 milyonluk nüfusu barındırdığını, bölge ülkelerinin toplam milli gelirinin yaklaşık 1,6 trilyon doları bulduğunu, toplam dış ticaret hacminin 1,2 trilyon dolar olduğu anlatan Hisarcıklıoğlu, 2050 yılında dünya genelinde üretilen toplam milli gelirin yaklaşık yüzde 60'ının bölgenin payına düşeceğinin ve dünya nüfusunun üçte ikisinin bölgede yaşayacağının öngörüldüğünü kaydetti.
Hisarcıklıoğlu, bölgede gerçekleştirilecek işbirlikleriyle siyasi ve ekonomik ortak refah alanı oluşturulabileceğine işaret ederek, ''Özellikle enerji ve altyapı konularında bölgesel ve ikili bazda bir araya gelinerek, görüş alışverişinde bulunabileceğimiz bir mekanizma tesis edilmesi çok olumlu sonuçlar doğurmaktadır'' dedi.
-“Özel sektör geliştirilerek refah ve zenginlik tabana yayılabilir”
Avrasya'nın maden, su kaynakları konusunda önem kazandığını ancak ekonomiyi petrol ve gaz gibi doğal kaynaklara kaynaklara endekslemenin yeterli olmadığını belirterek, bölgede özel sektörün geliştirilmesiyle refah ve zenginliğin tabana yayılabileceğini anlattı.
Hisarcıklıoğlu, tarihi İpek Yolu'nun yeniden canlandırılması konusuna değinerek, şöyle devam etti:
''Eğer bizler bunu gerçekleştirebilirsek, karayoluyla ve demiryoluyla önümüzdeki dönemde ticaretin akışını kolaylaştıracak yolları yapabilirsek o zaman gerek dünya barışına ve dünya refahına gerekse bölgenin barış ve istikrarına çok büyük katkıda bulunmuş oluruz. Bunun için bölgedeki ülkelerin, bu tarihi fırsatı kaçırmadan tarihi İpek Yolu'nun yeniden canlandırılması noktasında hızla adım atması lazım.''
TOBB olarak özel sektörün örgütlenme yapısı açısından tecrübelerini bölgedeki işadamları örgütleriyle paylaşmaya hazır olduklarını bildiren Hisarcıklıoğlu, komşu ülkelere yönelik eğitim çalışmaları yaptıklarını söyledi.
-Demirel: “Piyasa sistemi hatayı affetmiyor”
9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ise konuşmasında, dünyada yaşanan krize ilişkin, ''Piyasa sisteminde kriz var. Piyasa sistemi hatayı affetmiyor. Hata yaparsanız onu krizle cezalandırıyor'' dedi.
Gelişmiş demokrasilerde bunların ''müstesna'' yeri bulunduğunu, bir zemin ve arena özelliği taşıdığını ifade eden Demirel, ''Bu zeminler düz zeminler... Herkes istediğini korkusuz, endişesiz, kimsenin gözünün içine bakmadan söyleyebilir'' diye konuştu.
İnsanların kendilerine, ülke ve dünya sorunlarına gösterdiği ilginin uygar olmanın ölçütlerinden olduğunu belirten Demirel, bu alanda insanlar, toplumlar ve ülkelerin birbirleriyle işbirliğinin önemine işaret etti.
-''Yeni normalin içinde israfa ve bilgisizliğe yer yok”
2. Dünya Savaşı sonrasında dünyada ekonomik kriz olmasını önleyecek tedbirler alınmasına rağmen artık bunların yeterli olmadığının görüldüğünü ifade eden Demirel, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Dünya 2008 yılının Ekim ayında büyük bir paniğe girdi. Bu dönemde başlayan kriz, insanların hatırladığı insanlık tarihindeki 8. kriz. Piyasa sisteminde kriz var. Piyasa sistemi hatayı affetmiyor. Hata yaparsanız onu krizle cezalandırıyor. Adam Smith'in teoride söylediği şey 'müdahale etmeyin, o kendi kendini düzeltir.' 2008 krizinde gizli eli beklemediler. Gizli el gelir mi gelmez mi diye korktular. Veya beklediler, sonunda müdahale etmek, bu defa daha hızlı davranmak zorunda kaldılar. Ve piyasa sisteminin krizi, piyasa sisteminin kuralları çiğnenerek tamir edilme yoluna gidildi. Geniş çapta tamir edilmiş gibi görünse de bıraktığı tortular var. Bu tortulardan sonra görünüyor ki bundan sonra kriz olmaması için ne yapmak lazım? Yeni tedbirler almak lazım. “
-Topi: “Serbest piyasalar tek başına istikrarı ve başarıyı getiremeyebiliyor”
Arnavutluk Cumhurbaşkanı Bamir Topi de konuşmasında, serbest piyasanın tek başına istikrar ve başarıyı getiremeyebileceğinin krizle görüldüğünü belirterek, ekonomilerin daha iyiye gitmesini sağlayacak yöntem ve mekanizmaların benimsenmesi gerektiğine dikkati çekti.
Cumhurbaşkanı Topi, bu zirveye katılmaktan büyük memnuniyet duyduğunu, Türkiye ile Arnavutluk arasındaki ilişkilerin, Arnavutluk'un gündeminde son derece önemli bir yer tuttuğunu belirtti. Bamir Topi, “Ekonomilerimiz artık tek başlarına hareket edemezler, tehlikelere ortak göğüs germek gerekiyor. Ne kadar ortak iletişim kurabilirsek ülkelerimiz arasındaki ekonomik iş birliği o denli kuvvetli olur.'' Dedi.
-Küçük: “Bütün kışların sonunda bahar gelir”
Marmara Grubu Vakfı tarafından bu yıl 13'üncüsü düzenlenen Avrasya Ekonomi Zirvesinin açılışında konuşan İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Tanıl Küçük ise, bütün kışların sonunda baharın gelmesi gibi bütün kriz dönemlerinin sonunda da ekonomilerin yeniden canlanma ve büyüme eğilimine girdiklerini belirterek, ''Önümüzdeki yıllar bölgede ortak yatırımların ve ticaretin gelişmesi açısından son birkaç yıldakinden çok daha uygun olacaktır'' dedi.
Küçük, Avrasya'nın bölge olarak büyük önem taşıdığını belirterek, bölge ülkesi olarak Türkiye'nin bölgedeki gelişim ve değişimleri dikkatle izlemesinin önemine işaret etti.
Dünya ekonomisinin küresel krizin gölgesindeki 3. yılını geçirdiğini ancak Türkiye ekonomisinin bir önceki zirveye göre daha iyi durumda bulunduğunu kaydeden Küçük, kapasite kullanımlarının yükselme eğilimine girdiğini, ihracatın ümit verici seyir içinde olduğunu, iç pazarda bir miktar canlanma yaşandığını ancak bu olumlu gelişmelerin yanında işsizlik ve yatırım azlığı gibi bazı önemli sorunlar da devam ettiğini anlattı.
Bütün kışların sonunda baharın gelmesi gibi bütün kriz dönemleri sonunda da ekonomilerin yeniden canlanma ve büyüme eğilimine girdiklerini söyleyen Küçük, önümüzdeki yılların bölgede ortak yatırımların ve ticaretin gelişmesi açısından son birkaç yıldakinden çok daha uygun olacağını belirtti.
-“Potansiyel çok daha büyük”
Bölgedeki Türk cumhuriyetleriyle ihracatın son yıllarda önemli oranda arttığını ancak potansiyelin çok daha büyük olduğunu kaydeden Küçük, ''Türkiye bölgedeki ülkelerle işbirliklerini daha da geliştiriyor ve özel sektör de aynı arzu içinde. Bir ülkenin gerçek anlamda bölgesel ve küresel güce dönüşebilmesi ancak bütün kurum ve sektörlerinin böyle bir vizyona sahip olmasıyla mümkündür'' dedi.
Küçük, Türk sanayiinin uzun yıllardır küresel rekabet ortamında üretim yaptığını ve önemli başarılar elde ettiğini belirterek, bu konuda birikim ve deneyimlerini bölge ülkeleri ile paylaşmaya her zaman hazır olduklarını vurguladı.
Avrasya bölgesinde ticaretin ve ortak yatırımların artmasının, barış, istikrar ve refahın kalıcı hale gelmesine büyük katkı sağlayacağına dikkati çeken Küçük, bölge ülkelerinin geçmişleri gibi geleceklerinin de ortak olduğunu belirtti.
-“Üretim ve talep merkezi Avrasya'ya kayıyor
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Yalçıntaş da, geçmişte kanlı savaşlar yaşanırken günümüzde mücadelelerin ekonomik platformda gerçekleştirildiğini belirterek, ekonomik açıdan büyüyen, hem iç pazarda hem de dış pazarda güçlü olan ülkelerin kendi halklarını refaha ulaştırdıklarını kaydetti.
İş adamları olarak artık iç pazarla dış pazarın birbirinden ayrılamayacağını söylediklerini, bunun yanında artık dış pazarların da mutlaka işbirliği yapması, işbirliği içerisinde rekabet etmesi gerektiğini dile getiren Yalçıntaş, bu ortamda hiçbir ekonominin tek başına varlığını sürdüremeyeceğinin altını çizdi.
Yalçıntaş, Avrasya'nın altyapı ve kaynaklar açısından çok zengin bir coğrafya olduğunu belirterek, son dönemde küresel krizin değerlendirildiği, kriz sonrası dünyanın nasıl şekilleneceğinin konuşulduğu birçok toplantıya katıldığını, bütün toplantılarda dünyanın her tarafından uzmanların önümüzdeki yıllarda dünyanın üretim ve talep merkezinin ciddi anlamda Avrasya'ya kaydığına işaret ettiğini anlattı.
Maliyet avantajları, genç nüfusu ve kalkınma hızı açısından sunduğu pazar imkanlarının önümüzdeki yıllar için Avrasya'yı yeni cazibe merkezi haline getirdiğini kaydeden Yalçıntaş, bu nedenle birçok dünya markasının yeni yatırımlar için Avrasya'yı tercih ettiklerini kaydetti.
Yalçıntaş, Mevlana'nın ''Bir mum diğer mumu tutuşturmakla ışığından birşey kaybetmez'' sözünden alıntı yaparak, her biri birer mum olan Avrasya ülkelerinin birbirinin mumunu tutuşturmasıyla, ortaya sadece bölgeyi değil tüm dünyayı aydınlatacak çok büyük bir aydınlığın çıkacağını söyledi.
-Nobel'e aday
Marmara Grubu Vakfı Genel Başkanı Akkan Suver, zirvenin bu yıl 44 ülkenin katılımıyla gerçekleştirildiğini belirtti.
Suver, Avrupa konseptleriyle düşünülen ve Avrupalı gibi yaşanılan her yerin Avrupa olduğunu ve bu Avrupa düşüncesinin içinde Balkanlar'ın da mevcut olduğunu ancak bir süreden beri Avrupa'da bazı çevrelerin Balkan yerine Güneydoğu Avrupa adını kullandıklarını ifade ederek, ''Bu yanlış bir deyimdir. Eğer bunu Türkiye'yi Avrupa'dan dışlamak için kullanıyorlarsa, bu daha çok yanlış bir deyimdir'' dedi.
-AB-KEİPA Eylem Planı
Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri Büyükelçi Leonidas Chrysanthopoulos, KEİPA'nın faaliyetlerine ilişkin bilgi verirken, teşkilatın bölge ülkeleri arasındaki ticaretin kolaylaştırılması için adım attığını anlattı.
Chrysanthopoulos, AB ile KEİPA arasında eylem planı oluşturmayı düşündüklerini bildirerek, teşkilatın artık proje odaklı bir organizasyon hale geldiğini belirtti.
Kaynak: TOBB