Ömür Uyanık

Bodrum'a büyük bir aşkla bağlı sanatçı, yaşamının büyük bir kısmını buradaki evinde geçiriyor. Yaptığımız söyleşide Ömür Uyanık, Bodrum'un sanatla özdeşlemiş çok özel bir yer olduğuna vurgu yaparak yaşamına ve Bodrum'daki sanatsal faaliyetler hakkındaki görüşlerine dair sorduğumuz sorulara yanıt verdi. Sanatçı, Bodrum'da düzenlenen çeşitli sanatsal etkinlikler ile ilgili de Bodrum Ticaret Odası gibi kurumların verdiği desteğin çok önemli olduğunu ve bu konuda Bodrum'un çok şanslı olduğunu söyledi.

Sizi tanıyabilir miyiz?
"Ben Ömür Uyanık, Ankara Devlet Balesi Sanatçısıyım, 1994 yılından itibaren de kurumumun Çocuk Balesi Bölüm Başkanlığını yürütüyorum. Onun dışında Samsun ve Ankara'da akademi niteliğinde iki tane okulum var; TAB Sanat Akademi. Sevgili Tan Sağtürk arkadaşım ile Diyarbakır'a gittiğimiz zamanlarda tanışmıştık. Onunla birlikte çalışmalar yapıyoruz ve manevi olarak da birbirimizi okullar arasında destekliyoruz."

Bodrum'da yaşamayı tercih etme sebebiniz nedir?
"Aslında Çeşme fanatiğiydim yıllardır. 1978 yılından beri Çeşme'de evimiz var. İzmir doğumluyum ve İzmir Devlet Konservatuarını bitirdim. Yıllardır Çeşme'de yaşayan biri olarak Bodrum aklımda hiç yokken, 5 Mayıs 2013 tarihinde hayatıma girdi Bodrum. Burada bizim baleden ve camiadan pek çok sanatçı dostlarımız var, onları ziyarete gelmiştik ve doktor arkadaşlarımız da var, ileride Bodrum'a yerleşmeyi düşünüyorlar, kendisi ünlü bir çocuk cerrahı ama aynı zamanda ressam ve heykeltraş. -Biz bu tarafa doğru gelmeyi düşünüyoruz, dediler, iyi dedik ve derken biz de çok beğendik burayı. Bir anda oldu yani bir gecede üç tane evi almaya karar verdik bu sitede. Geçen sene aldık bu evleri. Bodrum ile Gümüşlük'ü biraz ayırmak istiyorum. Gümüşlük beni kendine çok bağlayan bir yer oldu; doğal duruşuyla, apartman yığınlarından uzak olmasıyla... Sit alanı olması nedeniyle de bu doğallığı korunuyor sanırım. Zaten büyükşehirlerde bizim sıkıntımız apartmanlar, çarpık bir düzen ama burada onu görmedim. Gümüşlük bu yüzden çok inanılmaz bir şekilde bana hitap ediyor. Aslında Bodrum'a biz hep geldik, şöyle geldik; Bodrum Bale Festivali düzenleniyor. Bizim kurumumuz da buraya gelip gidiyor. Benim eşim de sanatçı ve eşim buranın festival koordinatörlüğünü yaptığı için gelip gidiyorduk ama bu taraflarda değil de daha Bodrum'un içinde, daha sanatın içindeydik ve bu anlamda Bodrum'u çok iyi tanıdığımı söyleyemem fakat sonrasında kafanızda, Bodrum'u çizmeye başladığınızda, ne kadar muhteşem bir yer olduğunu hissediyorsunuz. Gezilecek, görülecek, sanki yapılması gereken çok iş var Bodrum'da. Yani bitmeyen günler aslında çabuk geçen ancak sizi besleyen ve besleyecek, özellikle sanatçıyı besleyebilecek, çok fazla aşık olunabilecek ve her gün bir objeyi keşfedebilmek sizi Bodrum'a aşık ediyor. Aşık olduğunuzu hissediyorsunuz, garip bir duygu. Ankara'ya döndüğümde hiç yapmadığım bir şey; yıllardır Çeşme'de kaldım ama uydudan burayı takip ediyorum, fanatik bir şekilde; acaba orada hava kaç derece? Yağmur var mı? İşte uyduyu evime yaklaştırıyorum ve hayal ediyorum, bir anda bambaşka moda geçiyorsunuz ve ben aynı zamanda koreografım. Hayatta beslendiğiniz noktalar var. İşte bazen şöyle soruyorlar; bu sene nasıl bir koreografiniz var? Bilmiyorum. Size bunu ya doğa verecek, ya müzik verecek ama bir şey verecek. Burada beslenmeye başladım, Bodrum bende bir evrim yarattı. Bunca zaman çok röportaj yaptım ama bugün Bodrum ile ilgili bir röportaj yaptığım için kalbim çarpıyor şu anda, Bodrum beni heyecanlandırıyor ve bu çok güzel bir duygu. Bu duyguyu kaybetmek istemiyorum."

Yılın uzun zamanı Bodrum'dasınız o zaman?

"Ben öyle bir ayarladım ki Ankara'daki çalışma hayatımı ve her şeyi... Resmen Cuma, Cumartesi ve Pazar'a yığdım. Hafta içini eğer boş bırakabilirsem gelen her teklife evet dememeye başladım, daha seçiciydim çünkü benim Bodrum'a gelmem lazım, burayı yaşamam, burada koreografi yapmam lazım."

Peki kültür ve sanat faaliyetleri Bodrum'a turizm açısından nasıl faydalı olur?

"Bu güne kadar Bodrum'da kültür ve sanat adına o kadar güzel tohumlar ekilmiş ki; bir kere ben burada hem Bodrum Belediye Başkanımız Mehmet Kocadon ile ekibine ve aynı şekilde Bodrum Ticaret Odası'na teşekkür ediyorum. Biliyorum ki çok büyük emekler var Bodrum'da, adı bilinmeyen bir sürü kahraman insanlar var burada. Kahraman, diyorum. Çünkü artık sanata yapılan yatırımlar bence Türkiye'de kahramanca bir noktaya gelmeye başladı. Örneğin; Gümüşlük Uluslararası Klasik Müzik Festivali var. Ağustos ayında şef Rengin Gökmen'in himayesinde D-Marin'de hem Doğuş Senfoni, hem de Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası'ndan oluşan müthiş bir orkestrayı dinleme fırsatına sahip olduk. Burada üç tane tenorla birlikte, değerli solistlerle birlikte güzel bir festival izledik. Yıllardır Bodrum Oda Orkestrası'nın başında Numan var, benim dönem arkadaşım, İzmir Konservatuarından. Onun düzenlediği bir konsere geldim, Bodrum Kalesi'nde, halka açıktı. Kale'nin tamamen dolduğunu gördüm. Bunlar şunu gösteriyor ki; herkes, her şeye hazır. Pop konserleri de oluyor, muhakkak çok iyi şeyler oluyor ama onlara hiç gitmedim… Benim tarzım değil. Bodrum'a benim yakıştırdığım ise 'çıstak çıstak' değil, klasik müzikle özdeşleşmesidir. Yani ne Barlar Sokağı benim için Bodrum, ne de işte gemi turlarıyla birlikte yapılan eğlenceler… Görüyorum ki gerçek kitle yani Bodrum'da yaşayan gerçek kitle farklı. Bunu da diğer kitleyi ayırmak için söylemiyorum, lütfen yanlış anlamayın, insanların eğlenmeye çok ihtiyacı var. Muhakkak ki yaptıkları çok güzel bir şey fakat o, Bodrum değil bana göre. Bodrum'a gelenler med cezir gibi; gidiyor geliyor, gidiyor geliyor ve kumda kalanlar kimler? Esas Bodrum o. O Bodrum'u nerelerde görüyorsunuz? Pop konserinde görmüyorum, ben o Bodrum'u klasik müzik konserlerinde, jazz konserlerinde görüyorum; mütevazilikleri ile, hayat duruşları ile... Tanısak da, tanımasak da birbirimizi insanların birbirine merhaba ve günaydın dediği bir topluluk bir medeniyettir ve medeniyette bizim en çok özlediğimiz olgudur. Hele bu medeniyette sanatınızı icra edebilme özgürlüğünüzü hissedebiliyorsanız bu size verilen en büyük hediyedir. Ben bunu gördüm Bodrum'da. Yani o insanlarla biz sanki tanışıyoruz ve hepsi sanki benim arkadaşım. Belki de Bodrum'a bağlanmamın en büyük nedenlerinden bir tanesi de bu. Bir sürü insan var burada. Bu nedenle Bodrum daha da güzelleşiyor benim için."

Uluslararası Bodrum Bale Festivali'ni değerlendirebilir misiniz?

"Bodrum Bale Festivali'ni tabi benim kurumum söz konusu olduğu için ve 657'ye de bağlı olduğum için eleştiri anlamında söyleyeceğim şeyler şu anki konumumdan ötürü bunu engeller. Kurumum hakkında beyanat vermem yasal değil. Ne zaman emekli olurum o zaman sizinle yeniden bir söyleşi yaparız, o zaman çok rahatlıkla bunları eleştirel olarak değil de; olması gerekenler, daha ne yapılabilir, şu anda yapılanların üstüne daha neler eklenebilir, ne olursa daha dünya çapında oluruz gibi bir takım arzu ve dileklerim, temennilerim var ama şu anda çıplak olarak baktığımızda bana göre Bodrum bize kucak açtı, bunu çok iyi değerlendirip bizlere olan güvenlerini suistimal etmemeliyiz. Onun için, buradaki insanlar için daha iyisi ne olabilir şeklinde dilek ve temennilerim bunlardan ibarettir. Ayrıca hem büyükşehir olsun, hem Denizbank olsun gerçekten sanata ve sanatçıya inanılmaz destek oluyorlar. Bu sene Kale'yi Doğuş düzenlemiş ve daha güzel olmuş tabi ama sahnenin ortasının durduğu yer, seyirciye göre yanlış bence. Belki ileride orası dekora daha müsait hale getirilebilir. En çok dekor sıkıntısı çekiliyor orada, teknik olarak bildiğim için söylüyorum. Daha büyük eserler sergilemek adına da sahnenin ve teknik şartların biraz daha iyileştirilmesi gerekiyor. Bence şu anda ülkemizde başarıyla bale festivali düzenlemek gibi çok emek isteyen bir işi yapmak, zaten gökyüzüne altın harflerle ismini yazdırmaktır."

Kültür sanat faaliyeti olarak sizce Bodrum'da başka neler yapılabilir?

"Şöyle söyleyeyim; benim kişisel olarak arzularım var, yapmayı planladıklarım var. Bir kere bir okul açmayı düşünüyorum burada. Bu okul ki şöyle bir şey; ben kendi okulculuğum ile operadaki çocuk balesindeki olanakları sentezleyerek bir okul açmak istiyorum. Bu sentez ile de operadaki çocuk balesinin görevi nedir? Maddi olanağı olmayan öğrencilere, yeteneklere olanak sağlamaktır. Bir araştırma yapıp ve o yetenekleri keşfedip Bodrum'da burs vermek istiyorum. Tabi okulun da dönmesi gerekiyor muhakkak, bir çarkın içinde olacağı için ticaretle örtüşen bir noktası da olacak tabi ama ilk önce bunun üstüne bir çalışmamız var. Daha sonra buradaki arkadaşlarla, bu sitede çok değerli dünya çapında meslektaşlarımız var bizim; bir tanesi de Mehmet Balkan'dır. Mehmet Balkan ile birlikte summer school (yaz okulu) dediğimiz "International School" (Uluslararası Okul) açacağız ama şu an herkes çocuğunu yurt dışına götürüyor. Bakıyorsunuz, tamam Londra ve diğer bazı şehirler benim memleketimden konum olarak, okulculuk olarak doğru bir yerlerdeler ama coğrafi olarak, ülke olarak yazın gittiğiniz yerlerde üşüyebileceğiniz kadar soğuk yerlere de gidebiliyorsunuz. Buradaki avantaj, deniz kenarında bir yer bulabilirsek, şu anda bir şeyler var tabi ama kesinleşmeden konuşmak yanlış olur. Bunun yurtdışında da, yabancı dergilerde duyurularını yapmak istiyoruz. Branşlarında çok iyi olmuş öğretmenleri de buraya davet ederek buradaki ve yurtdışındaki dansçıları buraya davet ederek bir summer school oluşturmayı düşünüyoruz. Bu nedenle dersimizi çok iyi çalışmalıyız. Mesleğimiz açısından, teknik açıdan buraya girecek bölümler var; otelcilik bölümü, yeme içme bölümü, sağlık bölümü var çünkü örnek olarak çocuğun bir şeye alerjisi olabilir… Ayrıca ailelerle kurulacak bir departman var, çok kapsamlı. İnsanlarla toplantıya oturup altyapıyı kuvvetli kurmalıyız. Çünkü yurtdışından gelecek bir insan en küçük bir şeyde sizin için soruşturma açtırabilir. Hiç şakası yok bunun ve bunun için sözleşmelerin çok doğru hazırlanması gerekiyor, Avrupa çapında olması lazım. Bunun için de bizim bu ön çalışmalarımızı burada bu okulu açabilmek adına çok sağlıklı bir şekilde yapmamız gerekiyor."

BODTO'nun Bodrum'daki kültür - sanat faaliyetlerine destekleri hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?

"Önlerinde saygıyla eğiliyorum. Her ticaret odasının yapması gereken bir sorumluluk bu. Bu anlamda bütün Türkiye'deki ticaret odalarının kültür ve sanata karşı duyarlı olmaları gerektiğini düşünüyorum. Muhakkak aralarında duyarlı olanlar da vardır ama ben festival kokteylinde beraberdik kendileri ile ve gerçekten çok etkilendim. İşadamları ve sanatçıların buluşması çok akıllıca. Baktım bir sürü sanatçı var. Hissettiklerim; sanki bir aile içindesiniz ve siz kapıyı çaldığınız zaman sadece sizin sırtınızı sıvazlamakla kalmayacaklar. Dediler ki; hocam lütfen üretin ve projelendirin, elimizden geldiğince size destek olacağız. Bunu söylemeleri bile sizin ne kadar o insanlar tarafından korunduğunuzu gösteriyor ki, sanatçının böyle bir şeye çok ihtiyacı var, paradan puldan önce. Bu konuda gereken samimiyeti göstermeleri o anda beni çok mutlu etti. Eğer bir ticaret odası sanatla ilgileniyorsa, bu da onların her güzelliğe açık olduğu anlamına gelir ki önleri de açık. İnsan ve sanat sevgisi olanların başarısız olma gibi bir durumda olmaları söz konusu değildir hatta daha da yolları açık olur. İnşallah daha da güzel işlere imza atarlar. BODTO, gerçekten inanılmaz güzel çalışmalar yapmış Bodrum'da. Bodrum'a gelmemle birlikte genel sekreter ve yöneticileri ile tanışmak da herhalde tanrının bana bir hediyesi diyorum çünkü düşünüyordum ama nasıl olacağını bilmiyordum ve BODTO bana bu kanalı açtı. Evet, gördüm, çok güzel şeyler olacak ve çok güzel şeyler yapacağız birlikte, bunu hissediyorum ve Bodrum'u seviyorum."

Burada deniz kenarında çay içmem lazım, denizle flört etmem gerekiyor. O bana bakacak, ben ona bakacağım ve o derinliğe gideceksiniz, şurada deniz kenarına bir tane iskemle attığım zaman istediğim dünyadayım.

http://www.bodto.org.tr/ sitesinden 24.04.2018 tarihinde yazdırılmıştır.