Hukukçu Öğretmen Mehmet Cenikli

Mehmet Cenikli Bodrum'un Çiftlik köyünde eşi ile birlikte yaşıyor. Bodrum Türkkuyusu Mahallesinde evleri olmasına karşın, Çiftlik köyündeki evde yaşamayı tercih etmiş. Öğretmenlik yaşamının büyük bir kısmını idareci olarak yapmış, matematikten, tarım dersine kadar, biyoloji ve cebir dersleri de vermiş.

“Ben eski bodrum lisesi matematik öğretmenlerindenim. Ama tam matematik öğretmeni de diyemezsiniz bana. 25 yıllık öğretim hayatımın 16-17 yılı idarecilikle geçti. Kimi öğrencilerim beni tarım öğretmeni olarak tanır. Bir kısmı biyoloji öğretmeni, bir kısmı cebir hocası, bir kısmı ise geometri hocası olarak tanır. Hatta biraz daha eskiye giderseniz, her dersin öğretmeni derlerdi. Biz iki yıllık eğitim enstitülerinin son mezunlarıyız. Çiftlik köyünde de yükseköğretim gören ilk öğrencilerden birisiyim. Eğitim Enstitüsünü bitirdikten sonra, Burdur Çavdır ortaokuluna öğretmen olarak atandım. Daha sonra iki yıl İmam Hatip Okullarında kimya ve matematik öğretmenliği yaptım ki imam hatip okullarının o zaman için en kapalı olduğu dönemlerdi. 1968 yıllarıydı. Arabulucu öğretmen olarak görevlendirildim 2 yıla yakın. Ondan sonra tekrar Çavdır'a döndüm. Burdur'un Kemer kasabasında da ilk ortaokulu biz açtık. Öğretmenlik yaşamımda iki ortaokulu temelden açtım.”

Öğretmenlik mesleğinin en güzel yanlarından birisi de bir dönem gurbette görev yapılır ve sonra memleketine tayin edilir. Bu durum geleneksel bir hale gelmiştir ülkemizde. Mehmet Cenikli'de 1972 yılında memleketi Bodrum'a tayin olur ve bir döneme damgasını vuran efsane eğitimci Turgut Karabağlı'nın müdür olduğu Bodrum Lisesinde göreve başlar. 1979'a kadar öğretmenliğe devam eder. 2.MC Hükümeti döneminde sürgünler başlar.

“2.MC Hükümeti döneminde yani sürgünlerin başladığı dönemlerdi, idareciliği bıraktım. Ben mavi sürgün değilim Ali İhsan ve Hatice Yüceller gibi. O zamanki Bodrum'un siyasi insanlarına yakın olduğum için sürgünden kurtulan insanlardanım. Bekir Akdeniz kaldı, ben kaldım ondan sonra da geriye kalanlar da aktif olmayan, siyasette daha az aktif olan öğretmenler kaldı. Yanlış bilmiyorsam 18-19 öğretmenin bir gecede sürgüne yollandı. O zaman Bodrum Lisesi sesini kaybetti.”

Sonraki dönemde Bodrum'a da Cevat Şakir gibi sürgün öğretmenler gelmiş. Mehmet Cenikli idareci olarak görev yaptığı o dönemi şöyle anlatıyor; “O devrede Bodrum'a dışarıdan gelen kaliteli öğretmenler vardı. Kendine güvenen ve biraz da sol görüşlü öğretmenlerin ağırlıklı olduğu bir devre geldi. O devrede Bodrum Lisesi yüzde yetmiş beşe yakın öğrenciyi üniversiteye gönderdi. Beş yıl sonra bu oran yüzde beş seviye düştü Bodrum Lisesinin en acı hatırasıdır. İdareci olduğumdan o zamanki siyasilere çok yalvardım. Bodrum Lisesini mahvedersiniz, burada bizim çocuklarımız okuyacak dedim. Ama siyasilere sözümüzü anlatamadık, dinletemedik. 17-18 öğretmeni bir gecede sürgüne gönderince Bodrum Lisesi bitti.”

Tüm ülkede öğrenci hareketlerinin yoğunlaştığı o dönemlerde Bodrum'a yakışır bir dönem yaşanmış, öğrenciler boykota gitmişler, ardından öğretmenler, ama sonra derslerine devam etmişler. Kavga yerine demokratik haklara saygı gösterilmiş.

“Rahmetli Süleyman Pamil, Hurşit Eroğlu, Haluk Anat, Osman Kocalar, Ali İhsan Yücel, ve adını şimdi anımsayamadığım onca idealist öğretmen bir gecede çil yavrusu gibi dağıtıldılar. Bu öğretmenler bambaşkaydı. Ücretsiz olarak okul dışında öğrencileri üniversiteye hazırlarlardı. İdealist bir gruptu. Yeni açılmasına rağmen dediğim gibi Bodrum Lisesi yüzde yetmiş beşlere yakın oranda üniversiteye gitti. Görüş olarak biraz sol görüşlülerdi, ama hiç bir zaman bunu sınıfa yansıtmıyorlardı. O zamanlar öğrenci olayları vardı bilirsiniz. Olayların hiç biri Bodrum Lisesine yansımamıştır. Öğrenciyi dinlemişlerdir, öğrencinin sorunları varsa çözmüşlerdir. Öyle zamanlar oldu ki; ilk iki saat öğrenciler boykota gittiler, sonraki iki saatte ise öğretmenler boykota gider. Dört saat sonra da herkes sınıfına girip ders işlemeye devam ederdi. Hem idareciler, hem öğretmenler bunu bir demokratik hak olarak görmüşler. O devrenin öğrencilerinin büyük bir çoğunluğu gerçekten bir hayatta başarılı olmuşlardı.”

Birazda Bodrum'u konuşmaya başlıyoruz. Bodrum'un turizme başladığı ilk yılları ve tespitlerini anlatıyor Mehmet Cenikli hoca.

“Bodrum 1977'ye kadar turizmden nasibini almış değildi. Basit bir Anadolu kasabasıydı. Ama 1976'lı yıllarda yavaş yavaş kıpırdanma başlamıştı. Bilhassa ev pansiyonculuğu ile birlikte Bodrum'un o sıcak misafirperverlik anlayışı ile birlikte Bodrum'a turist akımı başlamıştı. Kim ne dersek desin Bodrum'un turizm hareketini başlatan ev pansiyonculuğudur. Turizmin temeli Bodrum'da ev pansiyonculuğu ile başlamıştır. Bir odada kendisi yatar, bir odada turist yatardı.”

Mehmet Cenikli Türkiye turizmi ve Bodrum'a yansımaları üzerine önemli tezleri birbiri ardına sıraladı. “Türkiye'deki ekonomik ve sosyal yapıdan kaynaklı yatırım amaçlı ikinci konur edinme dönemi başladı. Doğal olarak Bodrum'da bundan nasibini almıştır. Türkiye'nin ekonomik ve sosyal yapısı da buna müsaitti. İkinci konut edinme talebi, Bodrum'da da çarpık yapılaşma olarak kendisini göstermiştir. Burada sadece idarecileri kötülemeyelim, onlarda talebe göre hizmet üretmişlerdir. 1977-1978 yılına kadar Bodrum'da turizm hareketi yok muydu? Vardı, ama çok küçük hareketlerdi ve ev pansiyonculuğuydu. Sonra ikinci konutlar devreye girdi ve sonrasında da gerçekten acımasız bir şekilde, kısa zamanda para kazanmaya dayalı turizm sektörü oluştu. Bu doğru mudur, yanlış mıdır, Bodrum bundan kazanmış mıdır? Bunun cevabını ilerideki nesiller verecektir.”

Öğretmenlik ve idarecilik dönemini bitiren Mehmet Cenikli'nin sonraki yaşamı oldukça ilginç.

“Baktım ki öğretmenlik gerçekten yapılmayacak hale geldi çünkü öğretmenlik bir başka meslektir, bir kazanç kapısı kar kapısı değildir, manevi bir değeri olan meslektir. 1978-1979 yılında idarecilikten ayrıldım. 1978-1979 yılında tekrar üniversiteye başladım. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesine kaydımı yaptırdım. 1985 yılında da kendi öğrencilerimle beraber, tabi onlarında yardımıyla okulu bitirdim. 46 yaşındaydım üniversiteyi bitirdiğimde. Bir sene gecikmeli oldu. Avukatlık stajımı da yaptım. Ama avukatlık yapmadım hiç. Çünkü öğretmenlik benim için ideal meslekti. 25-26 yıl sonra da emekli olduk. Üç arkadaş dershane açtık. Bodrumun ilk dershanesi. Ali Genç, Bekir Akdeniz ve ben. Bodrum Lisesindeki öğretmenlerini orada, kendi bünyemizde topladık. Yedi, sekiz yıl dershaneciliği devam ettirdik.”

Uğur Çarşısında Bodrum'un ilk dershanesini Açan Mehmet Cenikli ve arkadaşları çok kar edemiyorlar. İdealist öğretmenler Bodrumluların çocuklarını kimi zaman yarı parasına, kimi zaman bedavadan kabul etmişler dershaneye. 1998 yılında da devretmişler ve Mehmet Cenikli bir yıl gibi bir süre boşta kalmış. Sağlık sorunları çıkmış ve büyük bir kalp ameliyatı geçirmiş 2000 yılında.

Birazda siyasete bulaşmış.
“1999 yılında da siyasete atıldım biraz. Gerçi siyaset denmez ya. Sosyal demokrat düşünceli olmama rağmen ANAP'tan meclis üyeliği yaptım. Üç devredir de meclis üyesiyim yalı beldesinde. ANAP'tan seçildik ama şimdi partim yok. Daha sonra Demokrat Partiyle birleştiler. Ama “Anayasa bir defa delinmekle bir şey olmaz” diyen ve ya “Verdiysem ben verdim” diyen bir düşünceyle siyaset yapamazdım. Ön koşulum, şartım vardı. Partiye üye olmamak koşuluyla meclis üyesi oldum. Ben hala bir partinin üyesi değilimdir. Yalı Bodrum'un en bakir olan bölgesiydi. Oldukça yüksek bir rant bölgesidir. Buralara çok fazla zarar vermeden, ki zarar vermemek mümkün değil mutlaka biraz zarar olacaktır, kendi öğrencim İsmail Altındağ ile beraber bir şeyler yapabildiysek yaptık. Gene de en çok korunan bölgelerden birisi.”

Bodrum'un gelişimi için dışarıdan göç edenlerin önemli katkıları olduğu görüşünde “Bodrum sadece Bodrumluların olarak kalsaydı, bu gün sahip olunan bir çok şey olmayacaktı. Onları inkar etmemek gerekiyor. Dışlayarak bir yere varamayız. Dışarıdan gelen insanların Bodrum'a çok büyük, çok önemli katkısı olmuştur.”

Bodrum'un geçmişi ve geleceğine yönelik değerlendirmeleri yaparken oldukça önemli noktalara işaret ediyor Mehmet Cenikli. Zira öğretmen olması nedeni ile korumacı yaklaşım ön plana çıkıyor. Sanki Bodrum'u da bir öğrencisi gibi düşünüyor…

“Bodrum un en büyük kaybı başlangıçta bir master planını yapılamamasıdır. Bodrum'un bu hale geleceği çok önceden görülmeliydi. Yerel idarecilerin bu vizyona sahip olmaları gerekiyordu. Belki devlet eliyle böyle bir planlamanın yapılması da gerekirdi. Yerel kendi geleceğini belirleme hakkına sahip olmalıydı. Ama buna imkan hiçbir zaman verilmedi. Bodrum turizmi bu günkü gibi vahşi olamz, başka türlü bir sistem kurulabilirdi. Planlamacılar rant beklenilmeden, biraz daha insancıl düşünerek plan yapılabilseydi Bodrum daha az zarar görürdü. O zamanın şartları oymuş. Bizler bir şeyleri eleştirmekten ziyade, ileride nasıl olması gerektiğine kafa yormamız gerekiyor. Eldeki verilere göre yeni şeyler üretebilme alışkanlığını kazanmamız lazım.”

Mehmet Cenikli matematik öğretmeni olması nedeni ile yaşama ve yaşananlara çok farklı açılardan bakabiliyor. Matematiğin yaşama bakış açısına çok olumlu etkisi olduğunu bilenlerden. Eğitiminde, eğitimciliğin de, siyasetin de matematiksel bir açıdan değerlendirilmesi ona göre planlanması görüşünde.

“Ne taraftan bakarsanız bakın, bir taraf karşı tarafa “hayır öyle değil” diyecektir. Hayatta tek doğru yoktur. Yetişmekte olan gençlere bir şey söylemek lazım. Daima kendilerine; Neden? Niçin? Nerede? Ne zaman? Nasıl? sorularını mutlaka sormaları gerekiyor. Bu sorulara doğru ve doyurucu cevaplar verebiliyorlarsa, yaptıkları iş daima doğrudur. O soruları yorum yapmadan, sadece böyleymiş, böyle duyduk derlerse yaşam onları yanlış yollara götürür. Önce sorgulamak lazım. Bilgiyi her zaman bulabilirler. Ama bilginin nereden bulabileceklerini öğrendikleri takdirde, her şeyi öğrenmiş sayılırlar. Bilgi otoritesine dayalı saygı kurmaları gerekiyor. Herkesin bu sadece gençlerin değil, yaşlıların da bilgiye dayalı, sevgiye dayalı otorite kurmaları gerekiyor. Eğitimin temel dayanaklarından birisi sevgidir. Gerçi biz öyle bir devrede yetiştik ki, bize öğrenciyi teslim ederken “eti senin kemiği bizim” diye teslim ederlerken hayır “eğitim bir sevgi işidir” dedik. Bunu anlayabilenler ve uygulayabilenler başarıyı da yakaladı. Hem eğitimde hem yaşamlarında. Gençler mutlaka kendi akılları ile kendi doğrularını bulacaklardır. Unutmasınlar doğru tek değildir. Dünün doğrusu, bu günün yanlışı, bu günün yanlışı, yarının doğrusu olabilir. Akıl ve bilim dengesidir bu. Paralel evrenlerin, paralel dünyanın tartışıldığı bir ortamda tek bir doğmaya kapılmak yanlışlığın başlangıcı sayılır.”

Mehmet Cenikli'den öğretmenlik yaşamı ve sonrasını konuşurken, Bodrum'un geçmişinden, geleceğine birçok konuda değerlendirmelerini dinledik. Daha önce MAVİ DERGİSİ Öğretmen söyleşilerinden de bildiğimiz üzere yaşamlarını anlatırken bir yandan da ders verdiler, ışık oldular. Bize düşen de bu güzel insanların ışıklarını MAVİ ile sizlere yansıtmak…

http://www.bodto.org.tr/ sitesinden 21.09.2018 tarihinde yazdırılmıştır.