Global krizin nedenleri ve sonuçları

Değerli BODTO Üyeleri, Sevgili Bodrumlular

İki ay önce çıkan dergimizdeki yazımda IMF Başekonomisti Kenneth Rogoff’un Singapur’da bir konferansta yaptığı konuşmadan bir alıntı yaparak sizlere şöyle seslenmiştim; ‘‘ABD henüz en kötüyü görmedi. Finans sektörünün daralması gerekiyor. Sadece birkaç orta ölçekli bankanın iflasının sorunu çözebileceğini sanmıyorum. Büyük bir bankanın battığını göreceğiz. Sisteme disiplin getirmenin tek yolu bazı şirketlerin batmasına izin vermektir. ABD ekonomisi dünyanın en büyüğüdür ve şu an resesyondadır. Konut piyasası da kötüleşmeye devam edecektir.’’

Evet iki ay sonra geldiğimiz bu noktada Lehman Brothers iflas etti. Merril Lynch tepe taklak oldu ve Bank America’ya satıldı. Dünyanın en büyük sigorta şirketlerinden biri olan American International Group (AIG) batarken Amerikan Merkez Bankası (FED) bu kuruluşa 85 milyar dolar aktardı ve bu şirketin %80’nini denetimi altına aldı.

Bütün bu gelişmeler Avrupa ülkelerini de tetikledi. Olayların tepe noktası olan gün 24 Eylül 2008 Pazartesi ‘‘Kapitalist sistemin kara günü’’ olarak tarihe geçti. Avrupa ülkeleri mevduata güvence sınırlarını arttırdılar. Bankaları devletleştirdiler ya da daha güçlülerin batanları almasını teşvik ettiler. Hollanda’da Fortis devletin eline geçti. Dexia Bank Belçika hükümeti tarafından kurtarıldı. Almanya ise Hypo-Real Estate’yi kurtarmaya çalışıyor. İngiltere ise 850 milyar dolarlık bir kurtarma paketi hazırlıyor.

Amerika ise şu ana kadar 1 trilyon yüz dokuz milyar dolar kriz için harcadı veya ayırdı. Yeni paket ise 850 milyar dolar. Yani Amerika kriz için 2 trilyon dolar ayırdı. Ama piyasalar yine de sakinleşmedi. Yalnızca Amerika için gerekli olan paranın 4,5 milyar dolar olacağı söyleniyor.

Ekonomistler kriz gelecek günler atlatılsa bile dünya artık eskisi gibi olmayacak diyorlar. Çöküntünün temel nedeni olarak denetlenmeyen (piyasanın kendi şartlarını yaratacağı varsayımından hareket ediliyor) sistemin kendisi gösteriliyor. Ekonominin üretim gücü zayıflamıştı. Finans kurumları üretime dayanmayan, sanal getirilere bel bağlayarak ekonomik bir alan yaratmışlardı. Konut sektöründe böyle bir sanal mutluluk zinciri kurulmuştu. Bugün bu alan çöktü ve krizin boyutu ise hesaplanamıyor. Sadece tahmin edilebiliyor. Buz dağının sadece su üstündeki kısmını gördüğümüz esas kısmın ise daha suyun altında yani gelecek günlerde olduğu söyleniyor. Ben kendi adıma çok endişeleniyorum ve bunu sizlerle paylaşmak için bu yazıyı kaleme aldım.

Türkiye’ye gelince kriz henüz bize ulaşmadı. Avrupa yönünden bize doğru geliyor. Gerekli hazırlıkları yapmalı ve tedbirlerini almalıyız. TOBB Başkanımız ‘‘Bu bir domino taşı gibidir, bir devrilmeye başladımı diğerlerinide tetikler’’ diyerek bizleri uyarmaya çalışıyor. İş Bankası Genel Müdürü ‘‘Ben böyle bir kriz görmedim. Dış borç bulmak imkansız hale gelecek’’ diyor. Sayın Güler Sabancı ‘‘2009’dan itibaren bu krizin dalga dalga derinleşeceğini ve 2009’un bıçak sırtında geçeceğini ekonominin kitabının yeniden yazılacağını’’ söylüyor. Arjantin Devlet Başkanı Bayan Kırchner ‘‘Latin Amerika ülkelerine kriz günlerinde piyasa tüm sorunları çözer diyenler, sıra kendilerine gelince en büyük devlet müdahalesini devreye sokuyorlar’’ diyor. Los Angeles Times ‘‘Hey Amerika! Üçüncü Dünya’ya hoşgeldin’’ diye başlık atıyor.

Son diyeceğim ‘‘anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az.’’

Saygılarımla

Yazar: Zeki Köylü
http://www.bodto.org.tr/ sitesinden 17.10.2018 tarihinde yazdırılmıştır.