Yeni Orta Vadeli...

Yeni Orta Vadeli Program"da üretken yatırımların cazibesinin artırılması hedefleniyor

 

Yeni Orta Vadeli Program"a göre imalat sanayi başta olmak üzere yeni yatırımların gerçekleştirilmesi, ihracatın artırılması ve teknolojik gelişme için mevcut teşvik politikaları etkin şekilde uygulanacak, ihtiyaçlara göre yatırım teşvik sistemi gözden geçirilecek. Bu kapsamda yatırımcı tabanının genişletilmesi amacıyla yeni borçlanma araçlarının geliştirilmesine ilişkin çalışmalar sürecek. Yatırım desteklerinde ithal ürünlere bağımlılığı yüksek olan teknoloji yoğun ürünler önceliklendirilecek.

 

2016-2018 döneminde vergi ve kredi maliyetlerinin farklılaştırılması gibi araçlarla üretken yatırımların cazibesinin artırılması planlanıyor. Yeni Orta Vadeli Program"a (OVP) göre imalat sanayi başta olmak üzere

yeni yatırımların gerçekleştirilmesi, ihracatın artırılması ve teknolojik gelişme için mevcut teşvik politikaları etkin şekilde uygulanacak, ihtiyaçlara göre yatırım teşvik sistemi gözden geçirilecek.

Yatırımcılara ve işletmelere yönelik bürokratik ve hukuki süreçler iyileştirilecek, uluslararası standartlara ve en iyi uygulamalara göre mevzuat hızla güncellenecek. Yatırımcılara uygun nitelikte yatırım yeri tahsisi yapabilmek için yeterli arsa üretimi sağlanması amacıyla hazine arazileri başta olmak üzere yatırıma elverişli arazilerin envanteri çıkarılacak ve tahsis süreçleri etkinleştirilecek.

Vergi ve kredi maliyetlerinin farklılaştırılması gibi araçlarla üretken yatırımların cazibesi artırılacak. Özelleştirme politikası, yurt içinde üretken alanlara yeni yatırımlar yapılması politikasıyla eşgüdüm içerisinde uygulanacak.

Kamu Ar-Ge ödeneklerinin tahsisinde, özel kesim yatırımlarının yüksek dış ticaret açığı verilen sanayi kollarında üretime yönlendirilmesine öncelik verilecek. Kamu yatırımlarının büyümeye, özel kesim yatırımlarını desteklemeye, bölgelerin gelişme potansiyellerini harekete geçirmeye, istihdamı ve ülke refahını artırmaya katkısının azami seviyeye çıkarılması temel amaç olacak.

Kamu ve özel kesim yatırımları birbirlerini tamamlayacak şekilde bütüncül bir bakış açısıyla ele alınacak. Kamu yatırımları, özel sektörün üretken faaliyetlerini destekleyecek nitelikteki ekonomik ve sosyal altyapı alanlarına yönlendirilecek.

Kamu yatırımlarında, kamu özel işbirliği modeliyle yürütülenler dâhil eğitim, sağlık, içme suyu ile kanalizasyon, sulama, bilim teknoloji, bilişim ve başta demir yolu, liman, lojistik merkezleri olmak üzere ulaştırma sektörlerine öncelik verilecek.

Sanayide kullanılan verimsiz elektrik motorlarının dönüşümü destek kredisi programıyla kredilere erişim kolaylaştırılıyor. KOBİ"lerin üst limiti 300 bin lira olarak bankalardan kullanacakları kredilerde, faizin tamamı KOSGEB tarafından karşılanacak, toplam 36 ay vadeli kredinin ilk 12 ayı ödemesiz dönem olacak. Böylece üretim maliyetleri düşecek KOBİ"lerin iç ve dış pazarlarda rekabet güçleri artacak.

Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP), Doğu Anadolu Projesi (DAP), Konya Ovası Projesi (KOP) ve Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP) bölgelerinde eylem planları kapsamında özel sektör yatırımlarını destekleyecek ekonomik ve sosyal altyapı ile beşeri kaynakların geliştirilmesine yönelik projelerin gerçekleştirilmesine devam edilecek.

Yatırımcı tabanının genişletilmesi amacıyla yeni borçlanma araçlarının geliştirilmesine ilişkin çalışmaları sürecek. Yatırım desteklerinde ithal ürünlere bağımlılığı yüksek olan teknoloji yoğun ürünler önceliklendirilecek.

 

TÜRKİYE"YE SON 13 YILDA 149 MİLYAR DOLAR ULUSLARARASI SERMAYE YATIRIMI GELDİ. GEÇTİĞİMİZ

YIL DÜNYADA ULUSLARARASI DOĞRUDAN YATIRIM HACMİ %16 AZALIRKEN, ÜLKEMİZDE %1"E YAKIN ARTIŞLA 12,5 MİLYAR DOLARA ULAŞTI.

 

Bu kapsamda dış talebe uygun nitelik ve nicelikteki yüksek katma değerli ürünlerin ihracatı amacıyla üretim aşamasını ve etkililiği dikkate alan destek programları uygulanacak. Hizmetleri ve yatırımları da içeren serbest ticaret anlaşmalarına ağırlık verilecek. Serbest bölgelerin faaliyetlerine, doğrudan yabancı yatırımı ve teknoloji girişini hızlandıracak, firmaları ihracata yönlendirecek şekilde yön verilecek.

Dış yatırımları cazip etme noktasında da bu adımlar önemli. Ülkemize geçtiğimiz 13 yılda 149 milyar dolar uluslararası sermaye yatırımı geldi. Geçtiğimiz yıl dünyada uluslararası doğrudan yatırım hacmi %16 azalırken, ülkemizde %1"e yakın artışla 12,5 milyar dolara ulaştı.

Öte yandan kendi iş yerini açan gençlerden üç yıl boyunca gelir vergisi alınmaması planlanıyor.

İşini kurmak isteyenlere 50 bin lira karşılıksız hibe, 100 bin lira da faizsiz kredi veriliyor.

Tekno girişim alanında ise TÜBİTAK aracılığıyla farklı destekler sağlanıyor.

Gençlerin iş kurmak için teşvik edilmesi önemli. Zira girişimcisi olmayan bir ülkenin kalkınma şansı bulunmuyor. Devlet eliyle kalkınma olamayacağı Sovyetler Birliği"nin çökmesinden sonra anlaşıldı. Eğer Türkiye kalkınacaksa girişimcisiyle kalkınacak. Risk alan, çalışan ve gayret eden insanlarıyla kalkınacak.

Bu nedenle girişimcilik TOBB olarak da en fazla değer ve önem verdiğimiz konuların başında geliyor. Amacımız, üniversiteyi bitireyim, devlete kapak atayım anlayışını değiş- tirmek. Ben de iş dünyasına atılayım, işimi kurayım, yanımda birkaç insanı çalıştırayım, ben de üreteyim, ben de kazanayım, ülkemin ve milletimin refahını artırayım anlayışını yerleştirmek. Bunu başarırsak gelecekten endişeye duymaya gerek kalmaz.

Bu çerçevede yenilikçilik ve girişimciliği, Türkiye"nin kalkınmasında iki anahtar kelime olarak görüyoruz. Üçüncü kilit kelime de istikrar. İstikrarın olmadığı dönemlerde ekonomi ciddi darbe alıyor. Her kriz girişimcilik ruhumuza darbe vuruyor. Oysa girişimci bir milletiz. Bu girişimciliğin yeşermesi Türkiye"nin istikrarına bağlı. Türkiye, istikrar içinde yoluna devam ederse Allah"ın izniyle bu milletin önünde hiçbir engel kalmaz. Ülkemi- zin, birlik, beraberlik ve istikrar içinde yoluna devam edeceğine inanıyorum.

Yazar: Rifat HİSARCIKLIOĞLU
http://www.bodto.org.tr/ sitesinden 24.06.2018 tarihinde yazdırılmıştır.