BODRUM’DA AİLE ŞİRKETLERİ

Türkiye"de özel sektördeki firmaların yaklaşık %95" i aile şirketi olup Bodrum özelinde Esnaf Sanatkârlar Odası ile Ticaret Odası üye profiline bakıldığında ise bu oran daha da artmaktadır. Aile şirketlerinin uzun ömürlü olmadığı konusunda tartışılan, “Aile Şirketi” ile diğer şirketler arasındaki temel ayırım noktasının ne olması gerektiği üzerinedir. Bize göre bu ayrım, sermayenin sahibi kim ya da çoğunluk hissesin kim de olduğu yerine “Yönetim Faaliyetleri ve Yürütülme Biçimi” ile bu konudaki yetkilerin kimlerde, yani aile bireylerinde toplanıp toplanmadığı olmalıdır. Türkiye" de olduğu gibi Bodrum "da da aile şirketlerinin bazı ortak özellikleri vardır. Aile şirketlerinde:

 

  • Şirket ortakları tüm faaliyetleri her zaman kontrol etmek isterler,
  • Ortakları her şeyi bildiklerine inanırlar,
  • Şirket sahibinin kişisel değerlendirmesine göre kararlar alırlar,
  • Girişimci aileler tüccarlıkta başarılı olsalar da gerek eğitim ve gerekse kendilerini yetiştirmede eksiktirler.
  • Aile fertlerinden olan şirket yöneticileri bilgi edinme ihtiyaçları için kendilerine yakın olan çalışanları tercih ederler,
  • Şirket içi yönetsel ve operasyonel sorumluluklar karışıktır ya da yoktur,
  • Şirket ortağı aile bireyleri arasındaki yönetsel problemler şirketin işleyişini etkiler,
  • Ailenin kuralları ve inançları şirketi ve personeli şekillendirir ve böylece aile şirketlerinde bazı zayıflıklar ortaya çıkar. Kısaca sorunlar:

 

Yönetsel açıdan gelişmemiş, liyakate bakılmaksızın tanıdıkların atandığı ya da yükseldiği, aile içi sorunların şirket yönetimine yansıdığı, tutucu bir yapı oluşturan, değişimlere çabuk uyum sağlayamayan,  birçok açıdan zayıf, çarpık uygulamalarla çalışanların motivasyonunun bozulduğu gibi özetlenebilir Oysa “Kurucu Aile” şirketin sahibi gibi kendini hissetmemeli ve kiracı olduğunu düşünerek şirketinin uzun ömürlü olması için öğrenmesi gereken çok şey olduğunu bilmelidir.

 

 Alfred Marshall şöyle der:

"Bir işletmeyi dede kurar, baba büyütür, oğul tutar, torun sanat tarihi okur."

Türk işadamı Nejat Eczacıbaşı ise bunu şöyle ifade eder:

"Türkiye'de şirketleri babalar kurar, oğulları yer, torunları batırır."                    

 

Bu sorunun çözümü kurumsallaşmayı anlamaktan geçiyor. Son zamanlarda gelişen kurumsallaşma kavramı içinde şirketleri durağan bir unsur olarak görmeyip onların zaman içinde gelişimin bir sonucu olarak değişim gösterdiğini anlamak gerekiyor. Ayrıca kurumsallaşma sadece profesyonelleşme olarak da anlaşılmamalıdır.

 

Kurumsallaşma Nedir?

Ancak değişim esnasında, aile şirketlerinin içinde devir, başarıların sürekli olmaması, stratejik düşünemeyen ve yeniliklere açık olmayan yönetim, değişen çevre koşullarına uyum yapmayan anlayış, iyi bir bilgi sisteminin kurulamamış olması gibi problemli konuların çokluğu şirketlerin ömrünü kısaltmaktadır. Görünür sorunların başında organizasyon şeması, ilgili prosedürler, görev tanımlarının olmaması, plansız ve ani karar vermeler gelmektedir.

 

Kurumsallaşma süreci başında, İŞ PLANI (aile / şirket anayasası) oluşturarak misyon, vizyon ve etik değerlerini yazılı olarak belirlemesi, aile üyelerinin işe girme kurallarının ortaya koyması, yönetsel yapıyı oluşturması, iş süreçlerini tanımlayarak bilgi sistemi ile bütünleştirmesi gerekir. Temel aşamalar ise; şirketin durum tespitini yaparak, aile şirketinin swot analizinin yapılmaktır. (şirketin güçlü-zayıf yanları, şirketi ilgilendiren fırsat-tehditlerin belirlenmesi).Daha sonra “Risk Analizleri” ile devam edilir ki buda en alt birimden Yönetim Kuruluna kadar her konuyu içine alan bir “STRATEJİK YÖNETİM PLANININ” hazırlanması demektir. Bunu tam olarak anlamak için ise ISO 9001 KYS standardının bir üst seviyeye yükseltilmiş 2015 yılı yeni versiyonunu okumak, dokümante etmek ve uygulamakla işe başlanmalıdır. Özetle, kurumsallaşma için neler yapılmalıdır:

·         Bir organizasyon şemasından başlayarak her şeyi dokümante etmek,

·         Görev tanımlarını hazırlamak, yetki ve sorumlulukları belirlemek,

·         İşle ilgili prosedür ve yönetmelikleri yazılı hale getirmek,

·         İşin geleceğini hedeflerle belirlemek ve planlama yapmak,

·         Swot ve risk analizleri yapmak,

·         Aile ve diğer yöneticiler arasında ilişkileri düzenlemek,

·         Sistemin ve işin gelişimini kontrol amaçlı bir aile anayasası, aile danışma grubu vb. yapılar veya dokümanlar oluşturmak ve

·         ISO 9001:2015 KYS çekirdekli bir STRATEJİK YÖNETİM SİSTEMİ kurmak,

Kurumsallaşma Ne Değildir?

·         Şirketi sadece profesyonellere bırakmak,

·         Bir kenara çekilerek kontrolü başkalarına terk etmek,

·         Sadece profesyonel olmak,

·         Sadece kural koymak,

·         Başkalarının sözüne göre hareket etmek,

·         Danışmanlar toplayarak her dediklerini yapmak,

·         Şirketin sırlarını dışarıya aktarmak veya

·         Sadece profesyonel yöneticiler istihdam etmek demek değildir!

 

O halde kurumsallaşma; insanın kendi yaşamında, ailenin yaşamında, kurum ve

kuruluşlarda, toplumda belli kuralların yazılı olarak belirlendiği sistemsel bir anlayıştır.

Kurumsallaşma ile profesyonelleşme sık sık karıştırılır: Kurumsallaşma işlerin belirli kurallar dâhilinde yürütülmesi olup profesyonelleşme ise işlerin yeterli ve yetkili kişilerce yapılmasıdır. Şayet kurumsallaşma kurumun iş akışındaki sistematik olarak tanımlanırsa, profesyonelleşme bu sistematiği yürütecek insan kaynağıdır denebilir. Özetle, işletmelerin gelişmesi, sürekliliğinin ve nesillere devrinin sağlanabilmesi için, kurumsallaşması zorunludur. Böylece işletmenin cari operasyonları dışında başlı başına bir süreç haline getirilmesi, SÜREÇ YÖNETİMİNİN tüm usullerinin uygulanması gerekmektedir.

 

SONUÇ: Aile şirketlerini tartışmak yerine, işletmenin yönetim yeterliliği üzerinde konuşmak daha doğrudur. Aile şirketleri çok başarılı olabilecekleri gibi, kurumsal şirketler de başarısız olabilirler. Ayrım noktası, Yönetim Sistemidir. Bir işletmenin büyüklüğü öz sermaye, ciro, kar gibi farklı ölçütler ile belirtilebilir. Ancak, büyüme ve gelişmenin gerçek ölçüsü, organizasyonel gelişmişliktir.

 

Saygı ve Sevgilerimle

 

Prof. Dr. Fuat ÖNDER

Genel Sekreter

 

 

Yazar: Prof. Dr. Fuat Önder
http://www.bodto.org.tr/ sitesinden 24.01.2018 tarihinde yazdırılmıştır.